top of page
BLOG


2026 Dünya Kupası: Kolektif Futbolun Zaferi
Bir ay boyunca dünyanın gözünü çevirdiği Dünya Kupası sona erdi. Son düdükle birlikte, turnuva başlamadan önce yaptığım tahmin gerçekleşti ve kupayı İspanya kazandı. Tek yanıldığım nokta, finalde İspanya’nın rakibinin Arjantin değil Fransa olmasıydı. Yine de Fransa ile İngiltere arasında oynanan üçüncülük maçının sunduğu seyir zevki sayesinde, üçüncülük maçını finalden daha fazla keyifle izlemiş olmaktan memnun kaldım.
20 Tem3 dakikada okunur


Üç Nokta: Week 26 (15 Haz-21 Haz)
Bu hafta en çok maruz kaldığım gündem Milli Takımımızın tarihi maçı olsa da radarıma giren 3 haber de bana söylenen söz ile yapılan icraat arasındaki tutarsızlığı gösteriyor. Bir tarafta taktiksel beceriksizliğini kader yaftasıyla örtmeye çalışan Montella, öbür tarafta saraylarda geçerliliği 3 gün süren barış anlaşmasına imza atan Trump, diğer tarafta ise çocuklara çocukluklarını geri veriyorum diyen Starmer’a karşı çıkan Pavel Durov.
22 Haz3 dakikada okunur


W25: 8-14 Haziran 2026
Bu hafta gözüme çarpan üç haberin de ortak noktası, beklentiler ile gerçeklik arasındaki o tuhaf ilişkiyle alakalı. Bir hakemin “hayatımın aşkı” dediği turnuvaya katılmasını engelleyen vize problemi, bir milyon gencin gelecek hayallerini gerçekleştirmek için attığı adım olan LGS’nin son bulması ve millilerimizin 24 yıl sonra döndüğü Dünya Kupası’na, ne yazık ki alışılmışın dışına çıkamayarak yenilgiyle başlaması… Hepsi yazımın devamında.
15 Haz4 dakikada okunur
bottom of page